Hierapolis of Phrygia – Pamukkale, Denizli
"Kutsal Şehir" anlamına gelen Hierapolis Antik Kenti, Denizli'deki dünyaca ünlü bembeyaz traverten terasları Pamukkale'nin üzerinde görkemli bir şekilde durmaktadır. Doğal bir harika ile insan yaratıcılığının bu eşsiz birleşimi, kentin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasını sağlamıştır. Hierapolis, binlerce yıl boyunca gelişen bir Greko-Romen termal spa merkezi, şifa kaynağı ve büyük dini ve kültürel öneme sahip bir şehir olarak hizmet vermiştir.
Tarihçe: Çağlar Boyunca Bir Kaplıca Şehri
MÖ 190 civarında Pergamon Kralı II. Eumenes tarafından Hellenistik bir şehir olarak kurulan Hierapolis, antik bir Frig kült merkezinin üzerine inşa edilmiştir. Kentin gerçek altın çağı, MÖ 133'te Roma'ya devredildikten sonra başlamıştır. Şehrin mineral bakımından zengin termal kaynaklarının güçlü şifa özelliklerine sahip olduğuna inanılıyor ve bu da Roma İmparatorluğu'nun her yerinden ziyaretçi çekiyordu.
MS 60 yılındaki yıkıcı bir depreme rağmen, şehir daha büyük bir ölçekte yeniden inşa edilmiş ve nüfusu 100.000'e ulaşabilen lüks bir kaplıca destinasyonu haline gelmiştir. Hierapolis, MS 80 civarında Havari Aziz Filipus'un şehit edildiği yer olması nedeniyle erken Hristiyanlıkta da hayati bir rol oynamıştır. Şehrin etkisi, 7. yüzyıldan sonra meydana gelen depremler ve istilalar nedeniyle azalmış ve sonunda terk edilmiştir.
Antik Kentte Bir Tur: Önemli Yapılar
Hierapolis'in geniş kalıntıları, Roma ve Bizans kent yaşamına büyüleyici bir bakış sunmaktadır.
- Büyük Roma Tiyatrosu: Türkiye'nin en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri olan bu muhteşem yapı, 15.000'e kadar seyirci kapasitesine sahipti. Sahne binası, mitolojik sahneleri betimleyen inanılmaz derecede ayrıntılı frizler ve kabartmalarla süslenmiştir.
- Nekropol: 2 kilometreden fazla uzanan bu alan, Anadolu'nun en büyük ve en çeşitli antik mezarlıklarından biridir. Basit lahitlerden büyük, ev benzeri aile anıt mezarlarına kadar dikkat çekici çeşitlilikte mezarlar içerir; bu da şehrin zenginliğini ve çeşitli nüfusunu yansıtır.
- Termal Hamamlar ve Arkeoloji Müzesi: Şehirde birkaç büyük hamam kompleksi bulunmaktadır. 2. yüzyıldan kalma devasa bir yapı olan Büyük Hamam, günümüzde Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermekte ve alandan çıkarılan seçkin heykelleri, lahitleri ve diğer eserleri sergilemektedir.
- Aziz Filipus Martyriumu: Aziz Filipus'un şehit edildiğine inanılan yerde 5. yüzyılda etkileyici sekizgen bir kilise inşa edilmiştir. Bu yapı, şehrin bir Hristiyan hac merkezi olarak öneminin bir kanıtı olarak durmaktadır.
- Plutonion (Cehennem Kapısı): Apollon Tapınağı'nın yanında, zehirli volkanik gazlar yayan bir mağara olan Plutonion bulunuyordu. Antik çağda burası, rahiplerin zarar görmeden içeri girerek ilahi bağlarını gösterdikleri, yeraltı dünyasına açılan kutsal bir geçit olarak kabul edilirdi.
- Frontinus Caddesi: Büyük taş bloklarla döşeli bu sütunlu ana cadde, anıtsal kuzey kapısını şehrin güney kısımlarına bağlayarak yaklaşık bir kilometre boyunca uzanır.
Hierapolis sadece bir arkeolojik alan değil; tarih ve doğanın ayrılmaz bir şekilde iç içe geçtiği bir manzaradır. Şehre amacını veren aynı termal suların oluşturduğu Pamukkale'nin basamaklı travertenleri, Greko-Romen kalıntılarına nefes kesici bir fon oluşturur.
Kaynaklar:
- UNESCO Dünya Mirası Merkezi – https://whc.unesco.org/en/list/485
- Wikipedia – https://en.wikipedia.org/wiki/Hierapolis
- Turkish Museums – https://turkishmuseums.com/museum/detail/1983-denizli-hierapolis-pamukkale-archeological-site/1983/10
- National Geographic – https://www.nationalgeographic.com/history/article/hierapolis-pamukkale-turkey